Spor Toto Süper Lig'in 20 haftasında Manisaspor'a konuk olan Fenerbahçe karşılaşmadan 2-1 galip ayrıldı. İşte spor yazarlarının maçla ilgili yorumları:
Gürcan Bilgiç: En iyi Fenerbahçe
Fenerbahçe, Bursa deplasmanında sezonun en iyi oyunuyla sahadaydı. Manisa'da ise kendilerini aşan bir mücadele ile oynadılar. Bütün sahayı kontrol ettiler, ikili mücadelelerden galip çıktılar, pozisyon sayısı olarak en zengin karşılaşmayı yarattılar. Alex dahil, yedi oyuncuları olmadan, böylesine duru ve net oyunun göze batan iki, perde arkasında da yedi kahramanı vardı. İki de karşısına yazacak çok şey olmayan Bienvenü ve Mehmet Topuz eklenebilir.
Stoch ile Caner'in sol kanatta kurdukları hakimiyeti, her fırsatta kısa paslaşmalar ile rakip ceza alanına taşıyarak tehlike yaratma uzmanları oldular. Emre ve Cristian orta sahayı mükemmel kapattı. Gökhan Gönül cesaretli bindirmeler ile kendi kanadını da işler hale getirmeye çalıştı. Böylesine üretkenlik içinde, tıkanıp kaldıkları nokta Bienvenü oldu. 24 yaşındaki Kamerunlu'nun ne top alışverişi, ne de organizasyonda varlığı oldu. Saçmalamalarından sonra kendisini avutacak takım arkadaşını da etrafında bulamaması ilginçti. Onu seyredip, geçmiş görüşlerimizi değiştirecek umudu bir kez daha göremedikten sonra, Nobre transferi için Kocaman ve yöneticilerin Semih Şentürk takasını göze almaları da dehşet verici aslında. Eğer böyle bir imkanları varsa, pazarlığa Bienvenü'yü sokmaları daha mantıklı. (Böyle bir takasta adı geçiyorsa eğer Semih Şentürk de nerede hata yaptığını ciddi şekilde sorgulamalı ve kendine gelmeli.)
HAMLELERDE GEÇ KALINDI
Seçenekleri kısıtlı olmasına rağmen, Aykut Kocaman değişiklik hamlelerini çok geç yaptı. Oyuna kimi soksa, sahadakilerden daha kötü olamazdı. Manisa'nın dört ofansif handikap ile 90 dakika orta sahayı ve kontrolü rakibine vermesi affedilemez. Yine de şans meleği son anda karar değiştirmese bugüne kadarki en kötü Manisa puan almayı başaracaktı.
Kuddusi Müftüoğlu, Gökhan Gönül'ün aldığı darbe ile düşürülmesini yanlış yorumladı. Penaltı kararını verebilmeliydi. Pozisyonda başka oyuncu olsa "kafası karışır" derim ama, rakip takım oyuncusuna gösterilen kartı önlemeye çalışan bir "delikanlı" vardı orada. Kendini havalara fırlatıp, meslektaşlarının emeklerine göz dikenlerden biri değil...
Metin Tekin: Caner'in muhteşem performansı
Fenerbahçe için Alex'siz oynamak her zaman bir eksiklikti. Özellikle dün akşamki oyunda sezon başından beri formsuz diye eleştirdiğimiz Semih'in de yokluğu çok kritikti. Oyunu böylesine ele alıp, istediği gibi yönlendirip özellikle kanatları iyi kullanıp tam da 'istediklerim oluyor' derken, santrforda
Bienvenü yetersizliği, Aykut Hoca için kulübeye dönüp baktığında 'Kimi görmek isterdiniz' sorusuna "Semih" dedirtirdi muhtemelen. Bienvenu'yü belki geniş alanlarda zaman zaman kullanabilirsiniz ama oyunu öne doğru yığdığınızda, topu 18 içine getirdiğiniz anlarda vuruş ve pozisyon önceliği alabilen oyuncu tiplemesine gerek vardı. Bu da bence hiçbir zaman Bienvenu değil.
Esasında dün ilk yarı boyunca hatta ilk gole kadar Fenerbahçe'nin istediği işler hep oldu. Bunda da en önemli sebep Caner'in mükemmel diyebileceğimiz performansıydı. Aradı, araştırdı, zorladı, pozisyonlar üretti ve nihayet golü de buldu. Stoch'un da bu güzel oyunda ona biraz ortak olduğundan bahsedebiliriz.
KULÜBEDEKİ İLK TERCİH RECEP
O ana kadar belki de hiç pozisyon üretemeyen Manisaspor durumu 1-1'e getirince görüntü biraz değişti sahada. Evet, Fenerbahçe hala topun ve oyunun hakimiydi ama artık arkasında geniş alanlar bırakıyor, orta sahası çok kolay geçiliyor, Manisa da Isaac ve Simpson gibi hızlı oyuncularıyla pozisyon bulma anlamında F.Bahçe'ye ortak oluyordu. Maç sonuna dek oyunun fotoğrafı aynen böyle oldu.
Kulübeye baktığımda ilk tercih Recep Niyaz oldu F.Bahçe'de, ki küçük yaş grupları ve genç milli takımlarda çok önemli olmaya aday bir isimdi. Açıkçası onun son 15 dakikadaki performansını merakla izledim ama ölçü olabilecek bir süre almadı. Bu oyuncunun ileride neler yapabileceğini herkes gibi ben de çok merak ediyorum. Gecenin sonunda bence her iki takımı oyun olarak kıyasladığımızda hak ettiği bir galibiyeti son saniyede aldı Fenerbahçe. Futbolun kaderinde olabiliyor bu bazen...
Ömer Üründül: Son yılların en iyi maçıydı
Dün gece son senelerin en tempolu ve ilginç maçlarından birini izledik. F.Bahçe oyunu kendi kontrolünde tutan yüksek tempolu, devamlı rakip kaleyi tehdit eden atak bir ilk yarı sergiledi. Bunun iki sebebi vardı.
Birincisi; Manisaspor'un en önemli gücü olan kaliteli orta sahasındaki önemli eksikler dolayısıyla alışılmış kolektif yapısının ciddi bir biçimde arızaya uğraması ve bu şartlara rağmen teknik direktör Kemal Özdeş'in 4 forvetle sahayı çıkması.
İkincisi; Caner ve Stoch'un çok hareketli, adam eksilten, çabuk paslar yapan ve depar kulvarlarını zorlayan hareketli oyunlarıydı. F.Bahçe bol da pozisyon bulmasına rağmen skor avantajı yakalamadı.
İkinci devre de ayrı görüntüyle başladı. Gecenin yıldızı Caner çok güzel bir golle takımını öne geçirdi. Ardından da Mehmet Topuz yüzde 100'lük bir pozisyonu harcadı. Bundan sonra, o dakikaya kadar Manisaspor yaptığı ilk atakta Serdar'ın hatasından beraberlik golünü attı.
Sonra F.Bahçe'nin müthiş tempolu ve atak oyunu devam etti. Ama yediği gole kadar kalesine gelmeyen rakip oyun disiplininin bozulmasıyla çok tehlikeli kontra ataklar yaptı.
Son 20 dakikada, maç nefes kesti. F.Bahçe farklı kazanabileceği maçı yenik de bitirebilirdi. Son saniyede ise bir şans golü neticeyi tayin etti. Stoch mükemmele yakın Caner ise olağanüstü oynadı. Emre Belözoğlu çok tutuktu. Böylesine yüksek tempolu, 90 dakika devam eden ofansif anlayışta hiçbir depar kulvarlarının içinde giriş-çıkış yapamadı. Mehmet Topuz çok iyi niyetli, çok koşuyor. Ama ne yazık ki futbolu bilmiyor. Bienvenü ise o kadar kötü ki söylenecek bir şey yok.
MÜFTÜOĞLU MAÇI NEDEN UZATTI?
Bu maç Aykut Kocaman'a ders niteliğindedir. Sezon başından beri çok defa vurguladım. Stoch dünkü gibi forvet arkası da oynar sağ kulvarda da oynar. Ayrıca Caner gibi çok önemli bir yeteneği de Beşiktaş derbisi örneği de varken yedek oturması Kocaman'ın ne kadar teknik direktör bilgisinin zayıf olduğunun göstergesidir.
Hakem Kuddusi Müftüoğlu'nun genel yönetimi vasattı. Ama 3 dakikalık uzatma süresini 6 dakika oynatacak hiçbir mazereti yoktu.
Selçuk Yula: Alex'in alternatifi
F.Bahçe sezonun en fazla pozisyona girdiği maçını oynadı. Bu arada rakibine de inanılmaz pozisyonlar verdi.
Gol rekorunun kırılması gereken maçta sadece 3 gol çıkması komik bir hadise.
Neredeyse her ayağına top alanın kaleciyle karşı karşıya kaldığı anlarda iki takımın da orta sahasından bahsedemeyiz.
Aykut Kocaman doğru bir 11 çıkardı.
Stoch'un Alex bölgesinde oynaması zaten Konya Şeker maçından gelen işaretlerle beklenen bir durumdu.
Stoch çok iyi oynadı ve 'Alex'in yokluğunda takım pozisyon bulamaz' diyenlere de en iyi ilacın kendisi olacağının sinyalini verdi. Caner'i dün çok beğendim, etkiliydi. Sonuca giden top oynadı, gol attı.
ŞEYTANIN BACAĞI KIRILDI
Yalnız bu kadar pozisyon bulunurken Kocaman'ın yerinde olsam ben Recep ve Özer değişiklikleriyle tempoyu düşürmezdim.
Bu kadar farkın olacağı maçta Yiğit'in kendi kalesine attığı golle de olsa takım uzun zamandır deplasmanda tökezleme durumunu da ortadan kaldırdı. Manisa'dan değerli bir 3 puan aldı.
Alınan 3 puanı alkışlarken savunmada yapılan hatalara dikkat çekmek gerekir.
Manisa ilk 45'te hiç oyunda görünmedi ama yediği golden sonra Simpson'la Volkan'ın kalesini yokladı.
Dünkü maçın en önemli kazanımı Aykut Kocaman'ın Alex'in yerine bir alternaif bulmasıdır.
Mert Aydın: Caner, Caner ve yine Caner
Fenerbahçe'de Alex'in olmayışı ne kadar etkili olacaktı?
Önemli soru buydu.
Ama maç başladıktan sonra görüldü ki o bölgede oynayan Stoch yalnız bırakılmıyordu.
Özellikle Caner ve Cristian'ın ekstra performansları, sarı- lacivertlileri tamamen ön tarafa itti. Stoch'un da etkili görüntüsüyle F.Bahçe, rakibinin üzerine kabus gibi çöktü.
Manisaspor ise müthiş bir ileri üçlüye rağmen topu buralara aktaramadı. İlk yarı boyunca Fenerbahçe'nin sağdan, soldan devamlı gelen ataklarında iyi bir santrforunun olmaması golün olmasını engelledi.
BİR DE SANTRFOR OLSA
Tabii kaleci İlker'in üst düzey performansını da unutmamak gerek. İkinci yarının başında da görüntü aynıydı. Sahanın tartışmasız en iyisi Caner'in golü her şeyi bitirmiş gibiydi.
Ama ne olduysa Topuz'un kaçırdığı golden sonra oldu.
Fenerbahçe savunmasının ilk hatasında Simpson durumu eşitledi. Sonrasında Fenerbahçe paniğe kapıldı.
Bu panik, Manisa'nın da pozisyon bulmasına neden oldu.
Kocaman'ın kulübeye baktığında kimseyi göremediği bir maçtı bu. Bu kadar iyi oynanan bir maçta Bienvenu gibi bir santrforla puanlar gidiyordu.
Pes etmeyen Caner'in kazandırdığı faul mucizevi bir galibiyet golü getirdi. Aslında golü kendi kalesine atan Yiğit 1 dakika önce vakit geçirmek için yerde yatarak maçın bitmemesini sağlayan adamdı.
F.Bahçe'de Caner'in harika oyunu ve üstün futbola rağmen son saniye golüyle galibiyetin gelmesi irdelenmeli.
İlker Yağcıoğlu: Rahat uyu Ordinaryüs
Pazar günü omuzlarında seni son yolculuğunu uğurlayan Fenerbahçeli oyuncular dün senin şanlı hatıran için öyle bir 90 dakika oynadılar ki seyredebilseydin hepsiyle tek tek gurur duyardın. Bu yüzden rahat uyu. Çünkü çubuklu forman gerçekten emin ellerde. Fenerbahçe dün akşam geride kalan sezonun en iyi futbolunu oynadı. Evinde ya da deplasmanda farketmez en çok pozisyona girdiği maç dün akşamki maçtı. Eğer son dakikada Cristian'ın golü gelmeseydi futbol adına gerçekten yazık olacaktı.
En az yarım düzine net gol pozisyonu harcayan Sarı-Lacivertli futbolcular sadece 2 puan değil belki de umutlarını da kaybedeceklerdi. Ama 90 dakika boyunca Fenerbahçe'den uzak olan futbol şansı son dakikada Cristian'ın vuruşunda Fenerbahçe'ye güldü ve Sarı-Lacivertliler 3 puanı hanesine yazdırdı. Alex'in ve Semih'in olmadığı gecede herkes Fenerbahçe nasıl gol bulacak diye beklerken takım halinde dalga dalga Manisaspor kalesine yüklendiler.
KADER ADAMI CANER ERKİN
Eğer Bienvenu biraz şanslı ve becerikli olabilseydi bu maçtan kahraman olarak ayrılırdı. Bunun yanında Caner'in olağanüstü futbolu Gökhan'ın, Ziegler'in, Stoch'un Baroni'nin rakip ceza alanı içinde cirit atmalarıyla Fenerbahçe çok kolay gol pozisyonlarına girdi. Bunu yaparken de ilk devrede rakibine hiç pozisyon vermedi ve takım savunmasını da ihmal etmedi.
İkinci yarıda maçı kopartacak pozisyonu Mehmet Topuz kaçırdıktan hemen sonra Manisa beraberliği sağladı.
Maçın kırılma anı Isaac'in Volkan ile karşı karşıya kaldığı anda Caner'in yaptığı müthiş kademeydi.
Sonuçta Fenerbahçe sadece 3 puan değil ligin kalanı için müthiş bir özgüven ve moral kazandı.
* * *
MAÇIN EN İYİSİ
Caner Erkin bu maçın değil belki de sezonun en iyi futbolunu oynadı.
* * *
MAÇIN EN KÖTÜSÜ
Manisaspor'un umudu Ahmet İlhan beklenen performansını sergileyemedi.
Hakkı Yalçın: 3 puanı en çok Caner hak etti
Bir adam düşünün, bütün pozisyonların doruk noktası.
Bir adam düşünün, koşmakla uçmak arası, ciğerleri körüklü.
Maçın 68. dakikasında, rakip alandan kendi kalesinin önüne koşuyor ve Volkan'la karşı karşıya kalan rakibine hayati müdahalede bulunuyor.
Sahanın her yerinde ayak izleri olan bu adam, dün gece herkesin işaret ettiği Caner Erkin'di...
Futbolun ölçüsü emekse, Caner'in emeği 1 puandan çok daha fazlasını hak etti. Son saniye mucizesi de, Caner'in verdiği emeklerin ödülüydü belki.
***
Oysa maçın başından sonuna kadar ritmi yüksek bir Fenerbahçe vardı. Atılan ilk golden sonra, bir an canlı bağlantı kesildi, bant yayın sanki. Ve beraberlik golü.
Attığı golün kendisine yeteceğini sanmak, dün gece Fenerbahçe'nin en büyük yanılgısıydı.
***
Maç boyunca iki takım da öylesine açık oynadı ki, "gol atmak serbesttir" konulu bir film izledik sanki.
Ama rakip kale önleri, yoksul gölgelerin pozisyon zenginliği.
Top Caner ve Stoch'un ayağı geldiğinde oyunun hızı değişiyordu ama Bienvenu'nun ya gözleri geç kaldı, ya ayakları.
Düşündüm de, belli ki kupa maçlarındaki gariban takımlara biriktiriyor kendini. Alex'in yokluğunun Emre ile takas edileceği hissi oluşurken, dün geceki Emre maçın son çeyreğinde kavgaya soyundu.
Cristian ve Stoch da gecenin özel isimleri arasındaydı.
Sonuç olarak, Fenerbahçe son saniyede talihiyle 3 puanı aldı.
Ama talihi harekete geçiren güçler de, sahanın içinde verilen mücadeleyle bağlantılıydı.
Yollar sizi terk etmez...Siz yoldan çıkmazsanız.