sonraki önceki

İyi bakıcı kimdir, nasıl bulunur?

Çalışan anneler, mutlaka okuyun!

Sabah aniden işi bırakan, bakkala gidip dönmeyen veya çocuğu televizyona teslim eden bakıcılar bir yerden tanıdık geliyor mu? Eğer siz de çocuğunuza uygun bakıcı bulamamaktan muzdaripseniz, uzman tavsiyesine kulak verin.

Dört yaşında bir kız çocuğu annesi olan bankacı Pelin, dört yılda 12 yabancı bakıcı değiştirmiş. Hepsine sağlık testi yaptırmış, ikisinde hepatit C çıkmış, beşi iki gün çalışıp bırakmışlar işi, ikisi altı ay dayanmışlar ancak ilki aldığı ücreti beğenmemiş, ikincisi izin alıp memleketine gitmiş ve dönmemiş. "Yabancı sayfasını kapattım" diyen Pelin şu anda gündüzlü bir Türk bakıcıyla mutlu olduğunu belirtiyor. İki çocuk annesi Mine ise iyisiyle kötüsüyle 23 yatılı bakıcı değiştirdiklerini söylüyor.

Azeri, Moldovalı, Özbek, Türkmen, Ermeni bakıcıların kimi çocuklarla doğru düzgün ilgilenmeyip her şeyden şikâyet ediyormuş, kimi daha önce çalıştığı yerleri durmaksızın hasretle anıyormuş. Ufak tefek hırsızlıklar yapan, aynanın önde süslenmekten çocuğu unutan, bakkala ekmek almaya gidip dönmeyen bakıcılardan sonra Mine şu anda hâlâ iyi bir "yabancı" bakıcı arıyor, "çünkü yatılı bir Türk'ün istediği maaşı verecek kadar bütçem yok".

Çocuğu bakıcıya emane tetmenin ideal yaşı üç. Ama 18 aylıkken bakıcı dönemi start alıyor. Peki "iyi bir bakıcı" ne anlama geliyor? "Yabancı" bakıcımı iyi, Türkler mi? "Yabancı"bakıcıların daha düşük ücretle çalışmasının sebebi ve sonuçları nelerdir? Bu sorular elbette çok daha büyük meselelere işaret ediyor. Anneler için en önemli olan ilk soruyla başlayalım. Reem Nöroloji merkezi kurucusu, uzman doktor Mehmet Yavuz, öncelikle çocuğun gerçek ihtiyaçları doğrultusunda bir bakıcı seçilmesinin önemini vurguluyor: "İdeali üç yaşından sonra bakıcıya emanet etmektir, ancak aile daha önce bakıcı bulmak zorunda ise mümkünolan en uygun yaş aralığı 13 ve 18 aylık dönemlerdir." Bu noktada çocuk ile anne arasında hamilelikten itibaren oluşan bağın etkisiyle, çocuğun annesinin yerine bir başkasını ne yaparsa yapsın benimseyemeyeceğini bilmek önemli. "Bakıcı çocuk için bir arkadaş, onun bakımını sağlayan ve ona yardımcı olan bireydir. Fakat anne çocuğu ile ilgilenmez her şeyi bakıcıya bırakırsa çocukta bazı sorunlar yaşanabilir" diyen Yavuz, bakıcı ve anne arasındaki farkı çocuğun ileriki yaşlarda daha doğru algılayacağını ve farkı hissedeceğini söylüyor. Fakat bunu ayırt etmesi annenin çocuğuyla olan ilişkisine bağlı.

* Bakıcı seçiminde en önemli unsur kişinin çocuklarla ve çevreyle olan iletişiminin her yaşta iyi olmasıdır. Özellikle çocuklarla olan iletişimini iyi gözlemleyin. • Sinirli, agresif tavırlar sergilememesine dikkatedin. Sigara kullanmaması çok önemli. • Mümkünse eğitim seviyesi en az lise olmalı.

* Kendini yetiştirmiş, iletişimi kuvvetli, çocukları seven, kişisel bakımına özen gösteren bir kişi olmalı.
* Çocuk eğer çok küçükse bakıcının daha önce annelik duygusunu yaşamış biri olması fayda sağlayabilir.
* Çocuğun yaşı iki ile üç yaş üstündeyse bakıcı ile çocuk arasında çok büyük yaş farkları olmamasına da * ikkat edilmelidir. Çok ileri yaşta bir bakıcı seçildiğinde kişi çocukla iletişim güçlüğü çekebilir. Bu dönemde çocuk için daha sevecen daha dinamik ve çocukla oyun oynayabilecek birisi daha uygun olabilir.

• Görev tanımını görüşmede açıkça belirtin, ki kişi bir dönem sonra sorumluluklarını ağır bularak ayrılmasın. Sık sık bakıcı değişimi çocuğunuz için de olumsuz etkiler yapabilir.

• Anne ve bakıcı bir dönem birlikte hareket etmelidir. Çünkü bu şekilde çocuk annesinin dışında bir kişi ile bağlantı kurmayı öğrenir ve alışma süreci rahat olur. Çocuk ve bebek için yapılması gereken tüm işlemler (alt değiştirme, yemek yedirme, parka gitme, oyun oynama) birlikte yapılmalıdır.

• Bakıcınızı seçtikten sonra mutlaka evdeki durumu kontrol etmeye devam edin.

Sık sık bakıcı değiştirmeyin Anne çocuk için güven duyulan, yanında rahat edilen, kimi zaman onun için arkadaş kimi zamansa bir eğitmen. Annenin bakıcıya iyi davranması, uyarı ve ikaz gerektiren durumları çocuğun yokluğunda belirtmesi gerekiyor, aksi takdirde çocuk ile bakıcı arasındaki ilişki zarar görebiliyor. Bakıcının sık değiştirilmesinin psikolojik olarak çocuğu olumsuz etkileyeceğini söyleyen Yavuz'un anne ve babalar abakıcı hakkındaki tavsiyelerini yandaki sütunlarda okuyabilirsiniz. Bakıcının değişmemesinin ideal olduğu her fırsatta belirtiliyor elbette, ancak bazen hayat başka seçenek bırakmıyor, bu durumdaki ailelere Yavuz, mümkünse aileden birinden bu konuda yardım alınmasını, fakat böyle bir imkân yoksa ve sürekli bakıcı değiştiriyorsanız bu konuda profesyonel yardım veren kreşleri değerlendirmenizi salık veriyor. Yavuz, anne ve babanın ortak kararı doğrultusunda bakıcı arayışı yapılmasının ve profesyonel kişilerden bu konularda mutlaka yardım alınmasının altını çiziyor ve ekliyor: "Çocuğun bakımı ve idaresi açısından yatılı olması daha uygundur. Çocuk kaygı yaşamaz. Kişiyi aileden bir birey olarak daha rahat kabullenir. Bakıcıya da tolerans gösterilmelidir ve anne evde olduğu vakitlerde çocuğuyla kendisi ilgilenmelidir." Yabancı bakıcı konusunda Yavuz aileleri kültür ve kişisel değerlerini gözetmek konusunda uyarıyor. 27 yıldır çocuk bakıcısı, bebek-hasta bakıcı ve dadı hizmetleri veren, Türkiye'nin alanında lisans alan ilk firması Anıl Danışmanlık'ın Müdürü Ali Erdoğdu, bakıcılık söz konusu olduğunda en büyük sorunun kayıt dışı olduğunu vurguluyor ve sektördeki denetimsizliğe dikkat çekiyor. Erdoğdu'ya göre sadece İstanbul'da ailelere kaçak bakıcı temin eden en az 200 firma var, çoğu yabancı kökenli yatılı bakıcılar buluyor.

Özellikle büyük şehirlerde çalışan kadın sayısının artmasıyla büyük bir sektör oluştu, ancak bu sektörde neredeyse yüzde 80 kaçak işçi çalışıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2004'te yayımladığı "Kayıt Dışı İstihdam ve Yabancı Kaçak İşçi İstihdamı" raporu Türkiye'ye kaçak işçi girişlerinin 90'larda yoğunlaştığı bilgisini veriyor. SSCB'nin dağılmasıyla Türkiye'ye Doğu Bloku ve Güney Kafkasya ülkelerinden kaçak göçmenler gelmeye başladı. Moldova, Türkmenistan, Azerbaycan, Özbekistan, Moğolistanve Gürcistan gibi ülkelerden turist vizesiyle gelip dönmeyen kadınların çoğu çocuk ve yaşlı bakıyor. Lisanslı Türk bakıcıların aylık ücreti 2 bin 500 liraya kadar çıkabiliyor. Yabancı bakıcılar düşük ücret talep ettikleri(ortalama 600 dolar) ve yatılı kalabildikleri için giderek daha fazla aile tarafından tercih ediliyor.

Bu bebek büyüyünceye kadar belki de 20'nin üzerinde bakıcının elinden geçecek. Peki bunu hakedecek ne yaptı? Son sözü kim söyleyecek? Aslında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından çalışma izni almadan yaşlı, hasta, çocuk bakımı gibi işlerde yabancı uyruklu çalıştırmak suç. 4817 sayılı Kanuna göre işverene, vekillerin eve çalışan yabancıya para cezası uygulanıyor. Üstelik işveren veya işveren vekili yabancının ve varsa eş ve çocuklarının konaklama giderlerini, ülkelerine dönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık harcamalarını karşılamak zorunda. Bakıcılar açısından baktığımızda da sektörün denetimsizliği onların aleyhinde, sosyal güvenceden yoksun çalışıyorlar. Devamlı polis korkusuyla geziyorlar, sahte evlilikler yapmak zorunda kalıyorlar, paraları ellerinden alınabiliyor veya cinsel istismara uğrayabiliyorlar. Böyle durumlarda başvuracakları bir merci yok, tıpkı aileler mağdur olduğundan başvuracakları bir merci olmadığı gibi...

Son sözü kim söyleyecek?

Aslında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından çalışma izni almadan yaşlı, hasta, çocuk bakımı gibi işlerde yabancı uyruklu çalıştırmak suç. 4817 sayılı Kanuna göre işverene, vekillerin eve çalışan yabancıya para cezası uygulanıyor. Üstelik işveren veya işveren vekili yabancının ve varsa eş ve çocuklarının konaklama giderlerini, ülkelerine dönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık harcamalarını karşılamak zorunda. Bakıcılar açısından baktığımızda da sektörün denetimsizliği onların aleyhinde, sosyal güvenceden yoksun çalışıyorlar. Devamlı polis korkusuyla geziyorlar, sahte evlilikler yapmak zorunda kalıyorlar, paraları ellerinden alınabiliyor veya cinsel istismara uğrayabiliyorlar. Böyle durumlarda başvuracakları bir merci yok, tıpkı aileler mağdur olduğundan başvuracakları bir merci olmadığı gibi...

Kaynak: caferuj.com.tr

DİĞER ANNE-ÇOCUK HABERLERİ

E-BÜLTEN KAYIT e-posta adresinizi bırakın, güncel haberlerden, etkinliklerden ve fırsatlardan sizi haberdar edelim... gönder